Hangi yazarın biyografisi okumak istersiniz?

18 Şubat 2018 Pazar

İnsan Neden Yaşar - 2



Hayat basittir, onu zorlaştıran bizleriz. Kurallarımız, sınırlarımız ve o lanet olası mükemmele, ulaşma hırsımız. İnsan bedeni hayatın özetidir, her daim yıkım ve yapımın sürekliliğiyle kaimdir. Dışında ve içinde ne olursa olsun, onu belirleyen iç dinamikleridir. Eğer iç dinamikler dış etkenlerin tesirinden gereğinden fazla etkileniyorsa, denge ve bütünlüğünü kaybeden sistem çöker. Geçici süreçlerin, kalıcı hasarlar vermesinin sebebi budur.


Nefes almak bu ağır yükü kaldırmak cesaretine sahip olmayanlar için, sürekli bir işkence hali. Oksijen tüm göğsü yakıyor ve yandıkça, yanmanın gerekliliğine inandırıyor. Kemiklerin kırılma, kasların patlama sesleri senfonik bir şekilde yankılanırken, bir de üstüne üstlük tam pes edecekken bırakıp gidiyor. Bunlar anıların ve çekilen acıların küçük şımarıklıkları ya da belki de ölümün imtiyazlarıdır, bilemiyorum. Dünyanın basıncıdır belki de, ciğerlerimdeki havayı sıkıştıran.


Hayatımın anlamı buydu, hâlbuki onunla konuşurken hissettiklerim narkoz gibi uyuşturur, ıslah ederdi ızdırabımı. Ama insanlardan beklentimi azaltmam gerektiğini, hayata ve yalnızlığa dair yargılarımı yıkmam gerektiğini söylerdi. Yalnızlık da bir varoluş biçimidir ve yalnızlığından öğrenirsin yaşamayı. Yine de kaçınırdım söz vermekten, çünkü söz vermek ya da büyük sözler sarf etmek, değerimi yitirmeme yol açardı sadece. Yine, büyük konuştum sanırım.


Ne çok şey istediğimi, istediklerimden uzaklaşınca fark ettim. Yolumun üzerinde zamanla silinen yüzlerin ve eşyaların yerini bilinenin aksine koca bir boşluk aldı. Geçen günler tüm düşündüklerimin, hodbin ve nikbin savaşın bir tarafsızı olduğuma ispattan ötesi olmadığını kanıtladı. Onlar ise aksine güttükleri amaçlara sonuna kadar bağlıydılar.  Tarafını seçmek ve yüce idealler uğruna acımasızca saldırmaktı tek bildikleri, saldırmak ve yok etmek. Bir düşman bulmak ve ilkel dürtüleri düzenli olarak uyarmak, işte insanı ayakta tutan bu primitif olguydu.


Çünkü sürekli uyarılan dürtüler organizmanın yapısal bütünlüğünü koruyarak, bozunum sürecini geçici de olsa durduruyordu. Antik Roma’daki gladyatör dövüşlerinden, ringlerde yürütülen boks müsabakalarına değin, şiddet isteği sürekli giderilmeyi bekliyordu. Şiddet mutlak ve mukadderdi, aklı esir alan bir bilmeceydi. Tüm mesele de, hangi tarafta olduğunla alakalıydı. Tarafını doğru seçemeyen, yediği dayaktan fazlasına alıştırmak zorundaydı kendini. Çaresizce biat etmeli ve hayati fonksiyonlarını emniyete almalıydı. Tarafını doğru seçen ise, yatakta ya da meydanda, nerede olursa olsun, aldığı hazzı en uygun seviyede tutma peşindeydi.


Oysa benim aklım, pembe düşlerle kuşanmıştır. Zihnimde saraylar inşa ettiğim ve özgürlüğü tattığım özgür topraklar boylu boyunca uzanır. İronik tecellinin ve trajik rastlantıların sınırındayım, Rabbim onu bana tebşir etmiş sanırdım. Oysa onun gözünde, hayatından sessizce geçip gidecek, davetsiz bir misafirden ibaretim. Tüm kadınlar için de öyleyim. Ağaca kazırcasına ismimi derinlerine kazımaya kıyamadığımdan, onlar beni silerler acımadan. Hâlbuki başkaları yakar, yıkar ve yok ederler ama geride bir tek kendileri kaldığı için, onlardan başkasının değeri olmaz. Değer kazanmak diye bir şey yoktur anlayacağın, diğer her şeyi değersizleştirme vardır. İnsanın kendine yabancılaşması ve kendinden uzaklaşmasının bir diğer sebebi de budur.


Tanrı misafirini kapıdan kovmak da olmaz, elbette birkaç zaman ağırlar ve ardından kapının önüne koyarlar. Çünkü konuşmaların ve konaklamaların da organik yaşam çizelgeleri vardır. Kafka’nın hayaletleri tüm enerjiyi çekip alır ve öylece ortada bırakırlar. Belki de bunlar yalnızca benim kuruntularımdır ya da E’nin yaşama dair kodlamaları. Aynada yazanı durmadan okur, sanki sesini bir nebze yükseltirse, tüm büyü bozulacakmış gibi. Olmak ya da olmamak. Bütün mesele bu mu?


The Automat by Edward Hopper(1927)

51 yorum:

  1. Yalnız olmak, ya da yalnız kalmak" bence bütün mesele bu; Yalnızlıkla arkadaş olabilmek. Gerisi avuntu bence. :)
    Güzel bir analiz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle haklısınız, hatta gerisi teferruat :)
      Teşekkür ederim, sevgiler :)

      Sil
  2. İnsanların bence de hayatı zorlaştırmakta üstlerine yok; bu dünyada herkese yeterince gıda varken, sadece hırslı insanlar ve belli kesimler onlara ulaşabiliyor, yok ede ede, başka insanların üzerine basa basa yükseliyorlar. Dünya tarihi hep savaşlarla dolu bu yüzden. Keşke hep pembe düşler olsaydı...eline sağlık:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef öyle, oyunlara kendini kaptıran ve gittikçe acımasızlaşan bencil çocuklar...
      Teşekkür ederim ablam, sevgiler :)

      Sil
  3. Sadece şu ilk cümle bile başlı başına öyle güzel ki...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim nezaketiniz için, sevgiler :)

      Sil
  4. Keşke hırslarımızdan, egolarımızdan arınabilsek ve yaşamımızı sadeleştirebilsek, düzleşebilsek azıcık...
    Hayatı biz zorlaştırıyoruz çoğunlukla dediğin gibi...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle haklısınız ama 'keşke'lerden ötesi zor görünüyor maalesef...
      Sevgiler :)

      Sil
  5. Merhaba, yazınız için teşekkürler. Blog yazarlarının buluşma ve sosyal paylaşım noktasına sizleri de bekleriz. Böylelikler içeriklerinizi bloggerlara tanıtabilir ve diğer bloggerlar ile kolaylıkla irtibat kurabilirsiniz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, iştirak etmeye çalışırım :)

      Sil
  6. 3 4 6. bu paragraflar çok iyiydi :) düşünme tarzını seviyom senin. hımm, ilk bölümden sonra bu bölüm daha da soyuttuu, birçok düşünceni bu öyküye koycan herhaldeeee:) hepsini koymaaaa, herşeyi bir öyküye koymaaa :) hımm kafkaesk gidiyo gibi bu öykü :) felsefik öykü gibi gidiyoooo, hayırlısııı :) düşünmeli öykü, bak, beckett in kahramanları gibiiii, düşünen beyinler işteee :) beyin insan :) takılıyom hee :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. En güzel olanları seçmişsin :) ben de senin güzel enerjini seviyorum :)
      Kafkaesk bir Godot'yu bekliyoruz desene :) Ayrıca düşünce çok ama okuyan var mı? Bence o da yeterli, güzel insanlar var :)
      Yorumun için çok teşekkür ederim dostum sevgiler :)

      Sil
    2. kafkaesk godot mu gelmez o hiç :)

      Sil
    3. Gelmeyecek olsa bile, beklemesi güzel :)

      Sil
  7. Yeraltından Notlar havası aldım, yaşamak büyük bir sorumluluk:) bu arada seçtiğin resimler çok güzel, Edward Hopper'ı çok severim..:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, benim notlarım kendi mahzenlerimden sanırım. Ben de çok severim ve arada yükleyeyim senin için, sevgiler :)

      Sil
  8. Deep'in yorumuna bayıldım. Eğitim zirvede, güncelleme otomatik. Hiçbirimizi ihmal etmiyor, ben onun bir melek olduğunu düşünüyorum bazen.
    Yazın çok ağırdı. Eğitimli insanın yazdığı da çok kaliteli oluyor oğlum. İnsan denen gizemli yaratığı bayağı kavramak üzeresin. Çok değerli, bilgi destekli ve demlenmiş düşünce yazıların var Emre. Daha senden alacağım çok şey var. İşte bundan dolayı seviyorum ben takipleşmeyi. Yorumu yazdıktan sonra, tekrar okuyup, sonra da bu geceki gezintime son vereceğim. Aklına sağlık oğlum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle kendisi bir melek :)
      Yorumun için çok teşekkür ederim Ece Ablacım, her zaman kibar ve sevgi dolu yorumlarınla bana ve blog yazarı diğer dostlara sevgini sunuyorsun. İyi ki varsın, sevgiler :)

      Sil
    2. Sen de iyi ki varsın Emre. Birbirimizin, göre paylaşımlarımızdan edinimlerimiz çok kıymetli. Sevgiler oğlum :)

      Sil
  9. Yazıdan bir şey anlamadım. Anlatamadın demiyorum dikkat ettiysen. Nedense bazı yazılar bana çok karmaşık geliyor. Bu yazı da onlardan biri. Saat şu an 02:44 yani gecenin bir yarısı. Belki de uyku sersemi olmam nedeniyle bir şey anlayamadım. Ama okuduğum şeyi tam anlamıyla sindirmek ve senin yazarken neler hissettiğini birebir hissetmek istiyorum. O yüzden başka bir sefere tekrar gelip okuyacağım bu yazıyı.
    Sağlıcakla kal.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım hayatına dair birşeyler bulursun, sevgiler :)

      Sil
  10. Hayatı basit yaşamak gerek. Zorlaştırmak sadece kendimize eziyet başka bir şey değil.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle haklısın ama maalesef insanlar bunu göremeyecek kadar kör oldular...
      Yorumun için teşekkür ederim, sevgiler :)

      Sil
  11. Rahatlık batıyor ondan insan oğluna. Bolluk bereket olunca şımardık şükretmiyoruz paylaşmasını bilmiyoruz sahte gülüşlerle arkadaşlık kuruyoruz içten gelen birşey yok.Doğal insan bulmak zor, nadir var.Umarım bizler değişmeyiz.Sevgiyi hiç bırakmayalım herşeyi sevgiyle yapalım ki belki bize fazlasıyla geri döner Emre kardeş nediyim :) Azda olsa hayata renk katabiliriz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısın sevgili dostum, umarım hayata renk katabiliriz. Sevgilerle :)

      Sil
  12. bilmiyorum niye ama senin yazdıkların çok etkili geliyor bana , basit değil hiçbir cümlen bir kere, en az iki kere okunası üzerine düşünülesi kelimeler kullanıyorsun o cümleler için , emeğine sağlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim nezaketin için, sevgiler :)

      Sil
  13. Ilginc ve düsündürücü bir yazi olmus 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için teşekkür ederim, sevgiler :)

      Sil
  14. Büyük blog takip etkinliğinden geldim takibe aldım güzel blogunu

    YanıtlaSil
  15. Büyük Blog Takip Etkinliği'nden iade-i ziyaretinize geldim ve G+ takibe aldım sizi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, hoşgeldiniz :)

      Sil
  16. Deneyimlemesi gereken şeyler için yaşar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel bir cevap, teşekkür ederim :)

      Sil
  17. İnsanın hayalleri olmasaydı, medeniyet olmazdı. Sorun "hırs" denilen olgunun kendini yok edecek kadar baskın çıkması.. Bu arada blog etkinliğinden geldim. Selamlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru, rekabetin abartıldığını ben de düşünüyorum. Hoşgeldiniz,sevgiler :)

      Sil
  18. Büyük blog etkinliğinden geldim. Blogunuzu takibe aldım. Bu da benim blogum : mavigokyuzununelleri.blogspot.com
    Bu arada yazılarınız çok hoşuma gitti. Tez vakitte hepsine göz atacağım. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, hoşgeldiniz :)

      Sil
  19. Merhaba. etkinliğimize katıldığınız için teşekkür ederiz. Sayfanızı izlemeye başladım. siz de bloguma abone olursanız çok sevinirim. Etkinlik tanıtımında da yazdığı üzere woırdpress tabanlı olduğu için e-mail adresinizi yazarak abone oluyorsunuz.Blogunuzu ve yazılarınızı çok beğendim. Daha sık görüşebilmek üzere. bekliyorum. sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Asıl ben teşekkür ederim, hoşgeldiniz :)

      Sil
  20. Çok güzel ve anlam dolu bir yazı olmuş.
    Bu arada büyük blog etkinliğinden geldim ve takibe aldım..

    YanıtlaSil
  21. Blogumu izlediğiniz için teşekkür ederim :)

    YanıtlaSil
  22. Merhaba Büyük blog etkinliğinden geldim.Takipteyim.Banada beklerim 😊yazılarınız karmaşık gibi görünsede değişik bir uslubu var.Çok beğendim .Emeğinize sağlık.😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, iştirak edeceğim :)

      Sil
  23. Yaşamın mücadelesi bizi monotonluk ve yorgunluğa sürüklüyor. Bütün olumsuzluklardan arınıp sadece hayallerimizi oluşturabileceğimiz bir gelecek tasarlasak ne güzel olurdu. Yazınız gerçekten hem düşündürücü hem de çok güzeldi teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, sevgiler :)

      Sil