Hangi yazarın biyografisi okumak istersiniz?

16 Aralık 2014 Salı

Freud ve İnsan Bilinci


Sigmund Freud,
Psikanaliz öğretisini geliştirmiş olan Yahudi kökenli Avusturyalı nörolog. Kişiliğin 5 farklı dönemden geçerek geliştiğini öne süren Psikoanalitik Kuram'ın kurucusudur.
1930'larda insan bilincinin oluşum süreçleri üzerinde çok ciddi toplumsal ve ruhbilimsel araştırmalara imza attı. İnsanı
toplumsal gelişim teorisi ekseninde ele alan Freud bilinci id, ego ve süperego olarak üç ayrı ruhsal kategoriye ayırmıştır. Buradan yola çıkarak insanın toplum içerisindeki sosyal durumu analiz edilmektedir. Birinci
Dünya Savaşı'nın beraberinde getirdiği yıkım ve binlerce insanın ortadan kaldırılması sonucu, ciddi anlamda vicdan olgusunu sorgulamaya giden Freud, bu üç aşama ile insanın karar ve yargı
sistemini çözmeye çalışmıştır. İnsanların bir anda nasıl bu üç aşamayı
taşıdıkları ve nasıl duygularının kurbanı olabildiklerini yaşayarak gören Freud, buna yüz yıldır tartışılıp çürütülemeyen tezleri ile açıklık getirmeye çalışmıştır.
Bilinci bir buzdağına benzetmiş ve İd, Ego ve Süperego olarak üç bölüme ayırmıştır.
"İd", İçimizdeki doyumsuz hayvandır. Kendisini yalnızca ihtiyaçlara göre ayarlayan, eleştiri kabul etmeyen, güdüsel, durdurulamayan yanımızdır. Buna verilebilecek en iyi örnek cinsellik,saldırganlık, açlık, kin vb. Bu yönü ağır basan birey vicdan olgusundan yoksundur. Freud İd'in en temel en ilkel benliği ihtiva ettiğini iddia etmiştir. Örneğin; Karanlık veya yükseklik korkusunun kalıtsal olarak nesilden nesile taşındığını öne sürmüştür. İd için aynı zamanda kişiliğin çocuksu tarafı da denilebilir. Kişilik gelişimi dönemlere ayıran eğitim bilimciler id'in, bu dönemlerin en alt basamağında yer aldığını söyleseler de,kişisel gelişim basamaklarının herhangi birisinde sorun yaşayan bir bireyde id'lere çok sık rastlanabilir. Bir bireyde İd'i dengelemek için ego (Kişilik Savunma Mekanizması) devreye girer. Bilincin
orta aşaması olarak da, Freud'un izah ettiği Benlik (Ego), Çeşitli savunma mekanizmaları ile idi dengeler. Doğa ya da
çevre ile id arasinda bir denge unsurudur. Çevrede ya da doğada
bulunan maddelerin uygunluğunu yine tarafsız bir zeminde kontrol
eder ve bu nesnelerin uygun olup olmadığını belirler. Temel görevi kişisel güvenlik sağlamak ve idin bazı isteklerine izin vermektir. Freud ilerki yıllarda gerçekliği test etmek, savunma, bilgi sentezi ve zeka fonksiyonları ile hafızayı bu merkeze bağlamıştır. Aynı zamanda
eleştiri yapan bölüm olup, güdüleri durdurma ile ilgilenir.
Freud'un deyimiyle ego şahlanmış bir at üzerindeki şövalye gibidir. İd ile süperegonun isteklerini uzlaştırmaya çalışan hakemdir.

Süperego, baba figürünün ve kültürel adetlerin içselleştirilmiş bir sembolüdür. İd'in ihtiyaç ve talepleriyle çatışma halindedir. Id ye karşı saldırgandır. Tabuları ayakta tutar. 
Oedipus kompleksi diye adlandırdığı çalışmasında bilinci şu şekilde tasvir etmiştir. İd; annesine aşık bir çocuk
Ego; İd'i kontrol altında tutan anne
Süperego; Kuralcı ve tabuları ayakta tutan baba
Bu şekilde anlatmış ve görev dağılımlarını aktarmıştır.(Bkz. Oedipus Kompleksi)
Bilinci örneklendirmek gerekirse; 
Alt bilinç olarak izah edilen id acıktığı zaman hemen bir şeyler bulup yemeyi amaçlar. Ancak benlik (ego) bunun daha uygun bir zamanda olması veya olmaması gerektiğini hatırlatıp onu dizginler. 
Üst benlik (süperego) ise kural ve değerler bütünlüğü içinde insana yön veren bölümdür. Bu bölüme vicdan da denilebilir. Bu bölüm daha çok emir ve yasaklara göre bir yol belirler.
 ya da kötüyü birbirinden ayırmaya başladığımız süreçlerde gelişir ve olgunlaşır. Zamanla aile, anne ve baba, çevre, okul, din, geleneklerden öğrendiklerimiz içselleştirilir ve bizim değer ve kurallar bütünlüğümüzün oluşmasına yardım eder. Bu açıdan bu üç temel bilinç şekillenmesinin belli düzeylerde bizlerde yetersiz olması gerçekten iyi olmaz. İnsan, düşünen bir varlık ve zararı önceden hesaplayabilecek; sonradan öğrenebilecek bir yapıya sahiptir.
Bazı insanlar bunun İlahi bir güçten geldiğini bazıları ise Freud da dahil Evrim teorisinden geldiğini söyler. Lakin iki görüşte vicdan kavramını ele alır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder