22 Kasım 2014 Cumartesi

Ayetlerle Cevap


Tevbe, 34. Ayet: Ey iman edenler!
Hahamlardan ve rahiplerden birçoğu, insanların mallarını haksız yollarla yiyorlar ve Allah'ın yolundan alıkoyuyorlar. Altın ve gümüşü biriktirip gizleyerek onları Allah yolunda harcamayanları elem dolu bir azapla müjdele.

Bakara, 188. Ayet: Aranızda birbirinizin mallarını haksız yere yemeyin. İnsanların mallarından bir kısmını bile bile günaha girerek yemek için onları hâkimlere (rüşvet olarak) vermeyin.

Şu'arâ, 128. Ayet: "Siz her yüksek yere bir alamet bina yapıp boş şeylerle eğleniyor musunuz?"

 Şu'arâ, 129. Ayet: "İçlerinde ebedî yaşama ümidiyle sağlam yapılar mı ediniyorsunuz?"

Nisâ, 29. Ayet: Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda batıl yollarla yemeyin. Ancak karşılıklı rıza ile yapılan ticaretle olursa başka. Kendinizi helâk etmeyin. Şüphesiz Allah, size karşı çok merhametlidir.

 Nisâ, 30. Ayet: Kim haddi aşarak ve zulmederek bunu yaparsa, onu cehennem ateşine atacağız. Bu, Allah'a pek kolaydır.

Nisâ, 31. Ayet: Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız.

Hûd, 85. Ayet: "Ey kavmim! Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. İnsanların eşyalarını (mallarını ve haklarını) eksiltmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın."

Ve daha niceleri var sizin okumaya zamanınızın olmadığı (!).
Bu yazıyı okuyupta halen kaçAk sarayları kenz saltanatını yağmacılığı israfı yolsuzluğu  savunan insanlar varsa söyleyebilecek tek kelime kalmıyor.

18 Kasım 2014 Salı

III.Reich ve Nazi Ekonomik Modeli



Hitler, iktidara gelmesinin hemen ardından Alman ekonomisinin
düzenlemesini hedef almıştır. Gerek I. Dünya Savaşı’ndan yenik
çıkmasının, gerekse de 1930 yılındaki genel ekonomik buhranın
sonucunda Alman ekonomisi ciddi sıkıntılar içindeydi. Yaşanan
hiper enflasyon, aşırı boyutlara varan işsizlik ve bunlara bağlı
olarak sanayideki kapasite düşüklüğü, Hitler’in izlediği ekonomi politikalarıyla kısa sürede kontrol altına alınmıştır.
Hitler'in iktidara geldiği 1933 yılını izleyen yıllardaki Alman
ekonomisinde gözlenen gelişmeler, çoğu kez Hitler'in olağanüstü
başarısı olarak kabul edilir. Hitler'in iktidarın tüm kontrolünü ele geçirmesinin hemen ardından tüm sendikalar kapatılmış, tüm
çalışanlar bir "işçi birliği" çatısı altında toplanmış, işçi aidatları,
genel bütçeye aktarılmıştır. Ücret artışları ve bunun sonucu olan
grev olasılığının kalktığı ekonomide, doğal olarak bir istihdam artışı yaşanmıştır. İşgücü maliyetinin düşmesi ve "iş dünyasındaki barış ve istikrar", işgücü talebini artırmıştır. Teknolojik ve askeri alanlarda büyük yatırımlar yapmıştır.
Uygulanan Yaptırımlar
Alman Ekonomisi, Hitler tarafından bazı özel programlar ile oldukça hızlı bir şekilde denge altına alındı . Büyük Buhran'da %15'lerde olan işsizlik, %0'lara çekildi . Ayrıca Fransa, Belçika ve Danimarka'dan sayıları milyonları geçen işçiler ülke içinde istihdam edildi. Hitler büyük patronlara gerektiğinde döviz ve ucuz hammadde sağlıyor, buna karşılık onların politikdesteğini alıyordu. Savaş başladıktan sonra esirleri de işgücü olarak yine belli başlı patronlara verdi.Almanya'nın
oldukça büyük petrol ve metal açığı vardı. Demir ihtiyacını İsveç ve Norveç'ten, kromu Sovyet Rusya ve Türkiye'den, petrolü ise genellikle Romanya ve Bavyera'dan karşılıyordu. Savaşın sonlarına doğru Romanya'nın düşmesi, Türkiye ve İsveç'in ambargosu ve Norveç ile ticaretin İngiltere Filosu tarafından kesilmesi nedeniyle büyük hammadde sıkıntıları yaşanmıştır. Hitler'in emri ile batıda bulunan sanayi
kuruluşlarında sadece üretim kısıtlayıcı önlemler alınırken Sovyetler'e geçebilecek olan sanayi kuruluşları toptan imha edilmiştir. 
Dipnot: Bugün Almanya'da devletin uyguladığı " Sosyal Devlet " politikası III. Reich döneminden izler taşımaktadır.Devam yazımda Almanya'nın o dönem içinde bulunduğu durumu ve Hitler'in Dünya ve Almanya tarihine etkisini irdeleyeceğim.

17 Kasım 2014 Pazartesi

Gölge Boksu


Cehalet yıllarca ülkemizde bilgi ya da tahsil eksikliğinin isimlendirilmek için kullanıldı. Gestapo liberaller bu sav'ı yıllardır ısrarla çürütüyor. Cehalet algı eksikliğidir. Kavgacı üslubun ardına sığınarak yazdıkları yazılarda açıkça ortaya çıkan bu nokta bile yeter tabloyu açıklamaya. Yazılarında kin ve nefreti üslub edinen bu ideolojik saplantılı karakterlerin bir diğer eseride gündemi ekseriyetle değiştirmeleridir. Sporcuların yaygın şekilde başvurduğu bir antrenman tekniği vardır. Gölge Boksu diye bilinir. Sporcular genellikle ayna karşısında ve hayali bir rakiple düello yapmalarını temel alır. İşte yıllarca Gestapo liberallerin ve hükümetin uyguladığı bariz taktik budur. Yıllarca ulusalcılar bu yardakçıların ve eski mübarek saz arkadaşlarının elinde nice dayaklar yedi bugün hala ulusalcılar ve bu değerleri taşıyan insanlar şovenist ilan eden bu zihniyetin testisini dolduğu çeşmenin başındakileri de irdelemeliyiz.Ama öncelikle bir konuya daha deyinmek isterim.Hicret olayı vuku bulduğunda dönemin mekkesinde kabile liderleri Hz.Muhammed için akli melekelerini kaybetmiş cinlenmiş hatta iran ajanı demişlerdir. O günün medyası şairler de onların sözcüsü görevini yürütmüşler.Tarih tekerrürden ibaret der ya akif . Şimdi gelelim kenz saltanatına. İslam beldesi Halife Osman döneminde Ümeyyeoğullarına iltiması ve mal hırsı ile ashab-ı suffa'nın muhalif tavrı arasında çalkalanmaktadır. Rivayet odur ki ümeyyeoğullarından Muaviye kendisine görkemli bir saray yaptırır. günlerden bir gün Hz. Peygamberin sahabelerinden Ebuzer El Gifari kenz saltanatı kuran Muaviye'ye söyle seslenmiştir."Ey Muaviye! Eğer bu sarayı kendi paranla yapıyorsan israftır, yok
eğer halkın parasıyla yapıyorsan ihanettir." Şimdi başa dönebiliriz algı eksikliği budur işte ne farkı var bu olayların ibret alınsaydı tekerrür edermiydi tarih. Ne güzel tanımlamış şair .  Kendini  dev aynasında gören sözüm ona aydınların özeti budur. Bu paradigmada bugün değil belki ama elbet birgün çökecektir. Kenz saltanatları yıkılacaktır. Hafta sonu saltanatı yıkma umudunu aşılayan Nihat Genç ile tanışma fırsatına erişeceğim.Bakalım bana ne öğütleri olacak meraktayım.