Hangi yazarın biyografisi okumak istersiniz?

11 Ekim 2015 Pazar

Elektriğin Efendisi : Nicola Tesla - Bölüm 1


Herkes dünyayı değiştirmek ister, ama bunu sadece birkaçı başarır.
-Emre Bozkuş

Elektriğin Efendisi : Nicola Tesla
(1856 - 1942)


Unutulmuş Bir Deha 
Elektriğin Efendisi: Nicola Tesla

Sırp asıllı Amerikalı mucit, fizikçi ve elektrofizik uzmanı olan Nikola Tesla 10 Temmuz 1856 yılında, şu anda Hırvatistan topraklarında bulunan, Smilijan köyünde kaderin bir cazibesi eseri saat gece yarısını vururken bir elektrik fırtınasında doğar. Annesinin okuma yazması yoktu fakat halk arasında “pratik ev gereçleri mucidi” olarak bilinirdi. Belki de bundan dolayı Tesla, hayatında gördüğü en büyük mucidin annesi olduğunu söylerdi her zaman. Babası ise bir papazdı ve Tesla’nın da her zaman bir papaz olmasını istemişti. Fakat o babasını ikna edip mühendislik okumaya karar verdi. 



Tesla, ailesinin 5. çocuğuydu. Daha 5 yaşındayken abisi Daniel hayatını kaybetmişti. Bu Tesla’da birçok takıntıya sebep olmuş ve şizofreniye yakın belirtiler göstermişti. O bu belirtiler hakkında şöyle bahsediyordu: 

"Yakından ve uzaklardan gelen kükreyen sesler beni korkuya sürüklüyordu ve bunların ne olduğunu bir türlü ayırt edemiyordum. Güneş ışınlarının önü periyodik olarak kesildiğinde bu beynim üzerinde öylesine büyük bir güç alanı yaratıyordu ki kendimden geçiyordum. Bir köprü ya da bunun gibi bir yapının altından geçebilmek için tüm irademi zorlamam gerekiyordu çünkü kafatasım üzerinde dayanılmaz bir basınç hissediyordum. Karanlıkta bir yarasa kadar duyarlı olabiliyordum, metrelerce uzaklıktaki bir nesnenin varlığını alnımda hissettiğim bir ürperti sayesinde fark edebiliyordum...”


Tesla kariyerine 1881 yılında Budapeşte’de bir telefon şirketinde elektrik mühendisi olarak başlar. Bir arkadaşıyla parkta yürürken Tesla aniden yeni bir elektrik motoru için çığır açacak bir konsept hayal eder ve toprağa çizer. Bu basit çizim indüksiyon motorunun patentine dönüşür. Dünyada ki standart elektrik motoru bu olacaktı. Günümüzde bütün elektrikli alet ve araçlarda kullanılıp tarihin akışını değiştirecek bu teknoloji bir dâhinin doğuşuna işaret ediyordu adeta. İndüksiyon motoru stator denen hareketsiz çerçeve etrafındaki tel bobinlere enerji verilmesiyle çalışır. Stator bobinlerde ki akımı bir rotora sevk eder. Bobinlerde ki alternatif akım etraflarında ki manyetik alanın kuzey ve güney arasında değişmesine neden olur. Bobinlerin değişmesi sonucunda oluşan çekme ve itme rotorun dönmesine sebep olur. 

İndüksiyon Motoru

Tesla 1884’de 28 yaşında Amerika’ya taşınır. Yanında az bir para ve patronunun Thomas Edison’a yazdığı bir referans mektubu vardır. Mektupta kısaca şu yazıyordu: “ İki büyük adam biliyorum ve bir tanesi sizsiniz, bu genç adamda diğeri”. 

Edison parlak zekâlı genç mühendisi işe alır. Daha sonra 50 bin dolar ikramiye karşılığında şirketinin elektrik jeneratörlerini yeniden tasarlamasını ister. Tesla muazzam kar getirebilecek patentler ürettikten sonra Edison’dan ikramiyesini ister.
Lakin Edison gülerek; “ Amerikan mizah anlayışını hiç öğrenememişsin” diyerek Tesla’nın talep ettiği ücreti ödemeyi reddeder. Tesla bu olay üzerine istifa eder ve çekip gider. Böylece yeni yetme genç dahi ile köklü mucit arasında hayat boyu sürecek bir düşmanlık başlar. 

Tesla yeni icat ve buluşları için kaynak aramaktadır. Bunun için New York’ta yaklaşık bir yılını çukur kazarak geçirir. Bunlar onun için karanlık zamanlardır. Bu noktada bütün hayalleri yok olmuştur. Yenilgiyle uğraşıp didinerek yeni icatları için sermaye biriktiren Tesla şehrin tepesine çekilen elektrik kabloları ağını görünce dehşete kapılır. 

Çünkü Bu sistem başınızın üstünde kablo ağıyla sarılı kâbusta yaşamayı beraberinde getiriyordu. Hatta bazı bölgelerde güneşi bile perdeliyordu. Tesla’nın verimsiz bulduğu bu sisteme
Doğru Akım (DC) deniyordu. Tesla’nın eski işvereni Edison DC enerjisine büyük yatırımlar yapmıştı. Tesla elektriğin taşımanın daha iyi bir yolu olduğunu biliyordu ve küresel standart olacak yeni bir sistem icat etmeye kararlıydı. Bu sisteme daha sonra AC yani alternatif akım ismini vermiştir. AC ile DC arasında fark elektriğin ya da elektronların nasıl aktığıyla alakalıdır. DC’nin çalışması için bir kablo üzerinde eksi kutuptan artı kutba sürekli ve doğrudan elektron akışı olmalıdır. Fakat bu akış sürecinde ki sorun elektronun kablonun üzerinde dirençle karşılaşması sonucu enerjinin büyük kısmının kaybolmasıdır. Thomas Edison düşündüğü sistemde elektrik ağında voltajı sabit tutmak için her mil başına bir santral kurmalıydı. 1887’de Tesla bir başka daha ucuz güç sistemi için yedi ABD patenti alır. Böylece alternatif akımı tescillemiş oldu. 

Tesla bir AC jeneratör sistemi geliştirir. Elektrik akımını negatif ve pozitif kutuplar arasında değiştiriyordu (saniyede 60 tur) .  AC’yi bir trafo aracılığıyla neredeyse sıfır kayıpla göndererek voltajı arttırıp akımı azaltabilirdi. Bu sayede AC verimli olarak DC’den yüzlerce kilometre öteye iletilebilirdi.


Milyoner girişimci George Westinghouse Tesla'nın icatlarının uzun mesafeli güç iletiminin kilidini açabileceğini düşünür. Patentleri 60 bin dolar ve Westinghouse şirketinde yüklü bir hisse senedi karşılığında satın alır. Eğer yeni AC sistemi başarılı olursa Tesla zengin olacaktır. 


Nikola Tesla 1891'de Amerikan vatandaşı olur. Aynı yıl onun AC 'si ile Edison'un DC 'si arasında amansız bir savaş başlar. Edison AC'nin tehlikelerini göstermek için bir propaganda mücadelesi başlatır. Grotesk deneylerle AC'nin tehlikeli olduğu iddasını güçlendirmek hayvanları öldürüyordu. Edison; New York eyalet meclisini 1890'da ki ilk elektrikli sandalyeli idam için Tesla'nın AC'sini kullanmaya ikna eder. İdamı izleyen bir muhabire göre; "Dehşet verici ve asmaktan daha acımasızcaydı".

Edison bu tekniğe 'Westinghousing' adını koyar. İster hayvanları öldürsün ister insanları amaç AC'yi korku aracılığıyla tarihten silmekti.
1893'te kötü basına rağmen Tesla ve şirketi Chiago Dünya Fuarı ışıklandırma ihalesini kazanır. Bu fuar tarihe tarihteki ilk tam elektrikli fuar olarak geçer. İhaleyi kaybeden Edison bu durum karşısında hüsrana uğramıştır. Tesla'nın patentli ampullerini kullanmasına izin vermez. Tesla'nın yeni ampul bulması ve altı ayda 50 bin tane üretmesi gerekiyordu. Edison'un ampulünün yivli bir sapı vardı. Ampule bu yivli saptan elektrik verme yöntemini ve içerde ki vakumu hapsetmeyi patentlemişti. Tesla'nın çözümü ampulün dibine cam kapak eklemekti. Kablolar bu kapaktan geçiyordu. Bu yolla Edison'un patentine takılmayan bir ampul icat etmiş ve Edison'u kendi oyununda yenmiş oldu. Üretimi de daha kolaydı. 1 Mayıs 1893'te Başkan Grover Cleveland bir düğmeye bastı ve Tesla'nın 200 binden fazla akkor lambası fuar alanını aydınlatır. Bu abidevi bir başarıydı ve modern elektrik aydınlanma çağının müjdecisiydi. Bu olaydan sonra Tesla ismini tüm dünyaya duyurur. 

  1. Tesla Society
  2. Açık Bilim
  3. Elektrikport-1
  4. Elektrikport-2
  5. Wikipedia "Nikola Tesla" Makalesi
  6. History Channel Documantery







2 yorum:

  1. Tesla adı zihnime hiç kazınmamış nedense. Yoksa hiç duymamış mıyım? Varsa yoksa Edison'du benim için. Burada vermiş olduğunuz bilgiler sayesinde ikisi arasındaki amansız mücadeleyi ve tabii ki Edison'un acımasız ve bencil bir karaktere sahip olduğunu öğrendim. İnsanlar birbirlerine rakip olabilirler; ama Edison sadece Tesla'ya olan kıskançlığı ve düşmanlığını değil, insanlığa olan düşmanlığını da vahim bir şekilde kanıtlamış.
    Verdiğiniz bu değerli bilgiler ve emeğiniz için çok teşekkürler...

    YanıtlaSil
  2. Çok teşekkür ederim. Takdirinize mazhar olmak onore edici :)
    Yazının muhtevası konusunda ise ne yazarsam yazayım Tesla'yı anlatmaya yetmez ama böyle bir dehayı arada hatırlatmak lazım dedim :)

    YanıtlaSil